”Yazı,evrene iz…”

EYLÜL-EKİM.

İkinci sayı

Elçin Poyrazlar ve Polisiye Dosyası “Kadının Yazması Siyasi Bir Eylemdir” / Aslı Zorba .....................................................................................3 Deklanşöre ne zaman basacağını bilen yazar: Elçin Poyrazlar / Nilgün Çelik ...........................................5 Sızıntı / Betül İğdeli ............................................................................................................................................6 Polisiye Romanın Yeni Bir Alt Dalı: Domestic Noir ve Elçin Poyrazlar’ın “Mantolu Kadın”ı / Gülçin Manka ..................................................................................................................9 Polisiye mi? / Filiz Bilgin .................................................................................................................................11 Binbir Gece Masallarındaki Polisiye Ögeler / Ş. Nezih Kuleyin .................................................................14

OCAK-ŞUBAT.

Dördüncü sayı

Perihan Karayel Çocuk ve Gençlik Edebiyatı

TEMMUZ-AĞUSTOS.

kapak

Zerrin Taşpınar ve Madımak

EYLÜL-EKİM.

kapak

Ethem Baran Dosyası

KASIM-ARALIK.

Kapak

Attila Şenkon dosyası

KASIM-ARALIK.

2020 YILI BİTERKEN

Hepimiz zor bir yıl geçiriyoruz. Dünyayı saran salgın olanca hızıyla devam ediyor. Eskiçağdan günümüze uzanan süreç içerisinde insanlar önemli salgın hastalıklar yaşamışlar. MÖ. 2000 yılında yazıldığı tahmin edilen Gılgamış Destanı’nda vebadan bahsedildiği görülmüş...

KASIM-ARALIK.

Attilâ Şenkon Biyografisi

1962’ de Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladı. 1987’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümünden yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. 1990’da yayımlanan ilk kitabı “Her Gün Perşembe Olsa” ile 1991 Akademi Kitabevi Öykü Özendirme Ödülü’ne değer görüldü.

KASIM-ARALIK.

“Her yazar aslında dürüst bir yalancıdır.” / Attilâ Şenkon

Son kitabınız “Yalan Satıcısı”, daha ismiyle okuyucuyu kendine çekiyor. Yalan satıcısı kim, yalan ne, nasıl yalan sattığı soruları hemen aklımızda beliriveriyor. Romanı okudukça yalan satıcısının bir yazar olduğunu anlıyoruz…

KASIM-ARALIK.

“Yüreğinin sesi susarsa hayat seni dansa kaldıramaz.” Atillâ Şenkon / Yalan Satıcısı, İletişim Yayınları 2019.

Yalan Satıcısı Atillâ Şenkon’ un en sevdiğim kitabı oldu. Çünkü 118 sayfalık bir kitapta organ naklinden Gezi Olayları’ na; Turgut Özal Dönemi’nden Cumartesi Anneleri’ ne kadar pek çok tarihsel olayı hatırladım…

KASIM-ARALIK.

GÖKKUŞAĞINA İKİ BİLET

Gökkuşağına İki Bilet, küçükken anlattıklarımın yazıya dönüşmesini babama borçluyum diyen yazarın otobiyografik bir eseridir...

KASIM-ARALIK.

ATTİLÂ ŞENKON’ UN ROMAN KAHRAMANLARI

Romana hayat veren, kendimizi onlarla özdeşleştirmiş aktörler yani roman kahramanlarıdır. Biyografik romanlarda kendimize idol seçtiğimiz, yaşantımızda zaman zaman onlarda kendimizi bulduğumuz roman kahramanlarıdır. İncelediğimiz Attilâ Şenkon’ un romanlarındaki kahramanlar ırmak romanlar olmamakla birlikte onun kimi öykü ve romanlarında yaşamaya devam etmektedirler.

KASIM-ARALIK.

Yalnızlık, Gittiğin Yoldan…

Sonra birden ağlamaya başladı, bir şey demedim sadece kolunu sıvazlayıp ceketinin yakasını düzelttim...

KASIM-ARALIK.

AĞIR KOKU

-Soğanları soymaya başlayayım mı? Akşam yemeği yenmişti. Meltem masayı toplamak için ayağa kalktı...

KASIM-ARALIK.

BELGİN

Öğleden sonra saatleriydi. Öğle arasının bağımlı serbestliğinin geride kaldığı, fakat çıkış saatine de epeyce vaktin olduğu, hiçbir zaman sabah saatleri gibi çabucak geçmeyen, nedense uzadıkça uzayan öğleden sonra saatleri…

KASIM-ARALIK.

ÇANTADAKİ ANILAR

Halep şehri, çocukluğundan beri büyülü bir yaşam alanı olarak kalmıştı belleğinde…

KASIM-ARALIK.

ELEMTEREFİŞ NİNE

Mart ikindisi... Biraz üşüdüm, soğuk hafiften de olsa hissettiriyor kendini, rüzgar karayel gibi…

KASIM-ARALIK.

BIÇAK SIRTI ÖYKÜLER (cimcik öyküler)

ŞEFİKA/ Bırakıp gidemiyorum onu, çok özlüyorum. Arada bir uğradığımda mezarına, yanımdaymış gibi hissediyorum, onunlaymışım gibi oluyorum…

KASIM-ARALIK.

KARAMAZ OĞULLARI VEYA KARAMAZOV KARDEŞLER

Dostoyevski’nin ünlü romanı Karamazov Kardeşler’deki kahramanların soyadlarının bizim dilimizdeki ses uyumuna ne kadar yakın olduğu ilk bakışta hissedilir...

KASIM-ARALIK.

Geçip Giden

Yakında yayımlanacak olan “sus payı dünya” adlı şiir kitabından

KASIM-ARALIK.

BAZI

Bazı şeyler senindir/ Mesela bir rüzgâr sana aittir/

KASIM-ARALIK.

IŞILTI ÇİÇEĞİ

Bir nazlı ışıltı çiçeği/ kazara düşer mi/ izbe dünyaya?

KASIM-ARALIK.

SIR SENDE

Bu yıl kaybettiğimiz sağlık emekçilerimizden Halis Çelebi anısına

KASIM-ARALIK.

Kent Anası

kriz çıkmış/ insanlar zaten yoksullaşmış/ aç kalmış çocuklarımız

EYLÜL-EKİM.

Adsız Ozanlar Kenti

Adsız ve atsızdılar. Ünsüzdüler. Tabi ki ünsüzdüler, adsızdılar çünkü ve ünlerini taşıyacak atları da yoktu. Adları yoktu, adlarını taşıyacak atları da. Elbette. Adı yoktu, adını taşıyacak atı da. Ünsüzlüğün tadını çıkarıyordu adsız şair.

KASIM-ARALIK.

Adsız Ozanlar Kenti

Oturmuşuz meyhaneye, sokağın kıyısına. Yağmurlar yağıyor yitik ömrümüze ve gözyaşımıza. Gecenin çisiltisi siniyor yağmurlu duldalıklara. Yağmurlar yağıyor, gecenin yağmuru, som düşlerimize.

OCAK-ŞUBAT.

Adsız Ozanlar Kenti

Hayat rutinden ibaret olsaydı çekilmezdi hiç. Rutine sırlanmış aykırı adacıklar olmasaydı… -Zamanın kıvrımlarına gizlenmiş boşluklar- Oysa: Bir oda, bir mutfak, bir banyo tuvalet; bakla sofa, nohut oda yeter bana. Mutsuzluğumla başım belada. Kimse anlamıyor beni. Atım topal. Yok hükmünde.

MART-NİSAN.

Adsız Ozanlar Kenti

Şu dostluk sofrasında üzüme döner insan, üzüm rakıya… Yol uzadıkça yoldan çıkar, söz kısaldıkça yola girer… Azı karar. Az konuşur bozkır insanı. Sözü tutumlu kullanır. Yapılacak işleri vardır. Vakti değerlidir. Hora geçer.

MAYIS-HAZİRAN.

Adsız Ozanlar Kenti

Mahcubiyeti seviyordu. Utangaç. Kızarışını yüzün… Ten güzel olsa ne olur, tin olmadıkça.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

ADSIZ OZANLAR KENTİ

Bir devri saadettir ki şol sefahat deryalar gibi. Bir devri sefalettir ki şol sadakat köpekler gibi. Yaşamın tutsak alınmasından daha kötüdür yaşama tutsak olmak. Bütün zamanların yekpare öpüşmekten ibaret olduğu mevsim geride kalmıştı

EYLÜL-EKİM.

ADSIZ OZANLAR KENTİ

-VII- Kurt’la Koç’u kardeşleyen gizem asude beyaz suda sırlanmıştır. Asude beyaz suyla yuyun onu, düşük volümle bir meyhanede…

EYLÜL-EKİM.

VUSLAT

Güneş batmıştı. Yavaş yavaş evine yürüyordu. Bozkırın karanlık soğuğu kendini hissettiriyor, ayağının altında ezilen karların sesi kulaklarında yankılanıyordu. Dükkânı kapatmasına yakın gelen mal sahibiyle yaptığı tatsız konuşma canını sıkmıştı. Yandaki dükkanla beraber onun dükkanını da satışa çıkardığını söylemeye gelmişti adam. Kendi istekli değilmiş ama oğullarının ihtiyacı varmış. Evlat sıkıntıda olunca kabullenmiş o da. Utana sıkıla veriyordu haberi. 30 yıllık mal sahibi. Hiçbir sorun yaşamamışlardı. En sıkışık zamanında bile yardımcı olmuştu Orhan Amca’ya.

KASIM-ARALIK.

GÜZİDE BİR DİLEK

KIVILCIM METİN ……. Ev arkadaşınız cumartesi akşamı dışarıdaydı. Kapınız çalındı. Gelen arkadaşınızın babasıydı. Biraz sallanıyordu. Önceden tanıdığınız için onu düşünmeden içeri davet ettiniz. Gösterdiğiniz yere oturur oturmaz sizi hiç beklemediğiniz bir konuda ikna etmeye başladı. ……..

OCAK-ŞUBAT.

Sisler, martılar, vapurlar

Kadıköy İskelesindeydiler. Berrin Umut’un elini tutmuş, sisler arasından yavaş yavaş beliren vapur siluetine bakıyordu. Hava, kış mevsimine göre çok da soğuk sayılmazdı ama geceden çöken sis şehrin üzerine abanmış, bütün gün kalkmamıştı. Oysa Berrin, sabah sislerine alışıktı, hani öğlene doğru güneşin pırıl pırıl yüzünü göstereceğini müjdeleyen sabah sislerine.

OCAK-ŞUBAT.

KIVILCIM BİZDEN ÖYKÜSÜ SİZDEN

Genç kız bir süredir ailesiyle konuşmayı reddediyordu. Bir akşam kapandığı odasından çıkıp yemek için sofraya oturmuş herkese tek tek göz attıktan sonra sanki hiç biri orada yokmuş, tek başınaymış gibi konuşmaya başladı.

Copyrights © 2019 - 2020 Assos bilişim

Bulut yazar dergisi