...
Başlık : YAKASINA BAHAR DALI TAKMIŞ KADIN
Yazar : Elçin Toker

Dünya, Mart 2020’de Covit-19 nedeniyle pandemi diye herkesin yabancı olduğu bir durum, hal, olay içine girdi. Öğretim askıya alındı, insanların topluca bulunabileceği yerler geçici süreliğine kapatıldı. Yurt içi ve yurt dışı uçuşlar sonlandırıldı. Şehirlerarası seyahatler valilik iznine bağlandı. Covit_19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin karantinada olmaları nedeniyle nasıl gömüldüğü bilinemedi. Sokağa çıkma yasağı olduğu için insanlar evlerinden ancak pencereden dışarı bakabildi. Çıkılabildiğinde maske taktı.  Anne-babaların evlatlarını, sevgililerin birbirini görmesi imkansızlaştı. İnsanlar görüşebilmeye olanak sağlayan akıllı telefonlara şükreder oldu.

                                   ******

                       Telefonda ilk görüşme; “Alo, merhaba. Benim buyurun. Arkadaşım bahsetmişti. Tanıdım sizi. Z Kuşağı mı? Haklısınız hayatımızın tam orta yerindeler. Fark edilmemeleri imkansız. Onlar adına zaman zaman üzülüyorum ama çoğunlukla seviniyorum. Üzülüyorum, çünkü beklentilerin ve rekabetin tavan yaptığı bir zaman dilimine doğdular. Seviniyorum, değişimleri mutlulukla kucaklıyorlar. Onlar hakkında yazmak mı? Bunları ifade edeceğim bir metin olur mu diyorsunuz? Anladım. Bir eğitimci olarak eğitim, çocuk, gelecek üzerine araştırmaları, gözlemlerimi aktarmak ben de isterim.” Seve seve yazacağını söylüyor. Özgüvenli, karşısındakine de güven veren ses ile sesinin ilk buluşması böyle geçti.

                     Hemen arkadaşını aradı. Cancağazı, akıl aldığı, yoldaşı ısrarla onu yazmaya teşvik ediyordu. “Sen yaparsın” diyordu. Böylece onun açtığı kapıdan bir cesaret dalıyor içeriye.

                     Çocuklar değil miydi sevgileriyle onu ayakta tutan, yarının bilinçli gençleri olmaları için çabaladığı. Kendini bildi bileli aynı şarkıyı söylemişti, şimdi makamı değiştirerek söyleyecekti.

                     Yakasına bahar dalı takan kadınla tanışması işte böyle oldu. Sözcüklerden oluşan duygudaşlıktı onlarınki.
                                    ******

                     “Merhaba, nasılsın? Gördün mü yazını? Z Kuşağı kategorisinde yer alıyor. Okuru bol olsun.” Birden boş sokaklardan çocuk sesleri duymaya başladı. Kuşlar bir başka cıvıldaşıyorlardı. Ağaçlardan mis kokular geliyordu. Saksıdaki çiçeklerin renkleri bir ayrı güzeldi. Dokunduğu her yer adeta canlanıyordu.
“Alo. Beni duyuyor musun?” ,
“Evet, duyuyorum” ,

                     Can arkadaşı kadınlar üzerine öyküler yazan bir kadın yazar. Kadın yazar ne demekse, “erkek yazar” olarak tanımlanan bir erkek hiç duymamıştı. Kültürel, sosyolojik, ekonomik değişimlerle birlikte kadın yazar ….. gibi söylemleri çokça duyduğundan olsa gerek. Yanlış ifade edenler kervanına katılmamalıydı.
                                         ******

                     İkinci görüşmede daha bir donanımlı olmak için dergideki yazılarından bazılarını tekrar okudu. Öyküleri, şiirleri, Karadullar tefrikası hepsi bir diğerine fark atıyordu. Böylesine yazılar yazabilmek, üstelik tüm yazıları dijital ortamda dergileştirmek olağanüstü bir çaba gerektirdiği gibi zaman da istiyordu. Yazmanın coşkusunun, insanın içine bir başka renk kattığını kendinden biliyordu. Severek yazanların, insanların ufkunu açmak için çabalayanların yıldızları hep parlasın istedi. Betül Hanım da onlardan biriydi. Onu tanımak, daha yakından tanımak ne güzel olurdu. Edebiyata nasıl başladı? Bir yol göstericisi var mıydı? En sevdiği yazarlar kimler? Şiirlerinde, öykülerinde nerelerden besleniyor? Yemekten zevk aldığı yemek hangisi?  Peki en sevdiği renk, ve daha birçok soru… Bu soruların cevaplarını yazılarını okuyarak öğrenebilir miydi? Hiç düşünmeden cevapladı. Hayır.
                                          ******

                   Şimdi sene 2024. Aradan dört yıl geçti. Tek tek maske takanlar, evlerinden çıkmayı unutanlar olsa da pandeminin yaptırımları yok oldu.  Bu süreçte yakasına bahar dalı takan kadınla telefon konuşmaları hep dergi için yazı ve videolaştırılacak kitap tanıtımları üzerine oldu. Onlar hala telefonla görüşüyorlar. Biri Anadolu’nun göbeğinde, diğeri batısında yaşıyor. Bir yerde yağmur, soğuk hava devam ederken diğer yerde ilkbahar sevimli yüzünü ve rengini çoktan gösterdi. Bayramın üçüncü gününde Facebook’ta beyaz renkte açmış bir ağacın önünde fotoğrafını gördü. Eline telefonu aldı. Konuşma içerikleri ilk kez farklı olacaktı. Bayram kutlaması için yakasına bahar dalı takmış kadın yazara telefon etti.

 

Nisan 2024

 

Sayfa : 8