...
Başlık : LİMONİ *
Yazar : Ü.Gülsüm Bülbül

                         

     Betül İğdeli’nin “Limoni” başlıklı ‘Kıs(s)a) Öyküler’ kitabı 48 kıpkısa öyküden oluşur. Kitaba öykü denilse de başka başlıklar vermek de mümkün olabilir mi? Deneme, ironi, kara mizah, eleştiri diyebilir miyiz bu metinlere? Bu konu düşünmeye değer.

     Yazar Betül İğdeli’nin kitaptaki öykülerine toplumsal sorunlarımız açısından bakmaya çalışalım. Limoni sözcüğü; Limon tadında ama tam ekşi değil de biraz buruk bir tat, mayhoş, ekşimtırak, ekşimsi diye tanımlanabilir. Bunun yanında deyim olarak ‘limoni’ sözcüğü sosyal ilişkilerdeki hafif bozukluğu, hoşnutsuz olma durumunu anlatır. Örneğin; Onunla aramız biraz limoni, ziyarete gitmek istemiyorum. Bu cümlede olduğu gibi isteksizlik belirtisidir.

      ‘Limoni’ başlıklı öyküsü kitaba adını verir. Bu ülkenin topraklarından çıkan edebiyatçılar, yaşadıkları ülkenin sorunlarının sorumluluğunu üstlenirler ve eserlerinde dert edindikleri konuyu şiir, roman, öykü ve denemelerinde anlatırlar.  Okuru, düşünürü farkına varma noktasına çekmedir gayretleri. Yazarın yaşamdaki duruşu, görüşü eserlerine yansır, taraftır ve öncüdür o. Limoni öyküsünde ülke yönetiminde söz sahibi olanların iktidarı ellerinde tutabilmek için kullandıkları yöntemleri hiciv dili ile gündeme getirir yazar Betül İğdeli.

     Kıpkısa öykülere kısacık göz atalım. ‘Noktanın Yolculuğu’, ‘Sözün Bittiği Yer öyküleri’ edebiyatın en önemli ögeleri olan yazım kurallarındaki noktalama işaretlerinden nokta ve virgül hakkındadır. ‘Çiçek başlıklı Kız’ öyküsü inancın toplumsal yaşamda kızların-kadınların giyimi, kuşamı, beklentileri, edilgen birey haline gelmeleri, ‘Falcı’ ve ‘Baklalar Ne Diyor’ öyküleri batıl inancın gündelik yaşamdaki yerine dikkat çeker.

‘Beni Geri Alın’ öyküsü terkedilen çocukların psikolojisi üstünedir.

‘Naif ‘öyküsü yaşlı ve hasta bir kadının hastanede doktora ilacını tarif etmesi- edememesi, cehaletin boyutunu hissettirir okura. Ancak her yaşlı, cahil, kapalı giyimli bir kadının da güvenilir, yardıma muhtaç görülüp yanılma payının da olduğunu ‘Gonca Gül’e Gül’ öyküsünde gösterir bize yazar Betül İğdeli.

‘Tebessüm’ öyküsü kadına uygulanan şiddeti bir defa daha hatırlardan çıkmasın diye yazılmıştır sanki.

Aşk, yaşamın can damarıdır. ‘Gizli Sevda’ öyküsünde aşk bir paragrafta yaşanır. ‘Peter Pan’, ‘Sadakat’ öyküleri de tarifsiz sevda cümlelerinden oluşur.

Kabadayılık ve şiddet, nedensiz adam öldürebilme, cesaret mi, gösteriş mi, hayatı sorgulamadan kör kuyuya atlama mı?

Sanatı gösteriş olarak kullanmak, ‘Nokta İle Virgül’ karı-koca-ortak zevkte buluşma sanki görgüsüzlük örneğidir.

‘Sübyan’ öyküsü cinselliği, ‘Nekrofil Köyü’ öyküsü—çok seviyordum öldürdüm—cümlesini düşündürür. Ülkemizde ne çok duyarız bu eril cümleyi. Oysa acıdır, kandır, candır giden.

‘Asker Yolu Gözlerken’ öyküsü asker ailelerinin yaşadıklarının iki cümle ile özetlenmesidir. Yurdum insanının. Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Ateş düştüğü yeri yakar, cümlelerinin hiçbir anlamı yoktur, oğlunun şehit olduğu haberini alan annenin dünyasında.

‘Olay Olay Olay’ öyküsü de ülkenin terör sorununu düşündürür okura.

‘Zirve’ öyküsü ile Nemrut Dağı’nın adından barışa götürür okuru yazar Betül İğdeli. ‘Barışalım Mı’, ‘Ayrılık’, ’Şebeke Aşkı’, ‘Çivit’, ‘İki Beyaz’ ‘Tiryaki’, ‘İhtiyarlık, ‘Bitmeyen Aşk’ öyküleri de aforizmaları anımsatır.

‘Paspaslama’ öyküsü bir cümle, ‘Paspasla-n-ma’ öyküsü ise iki cümledir ve mobingi bir defa daha akılda tutmamız gerektiğini hissettirir.

Öğrenci-öğretmen ilişkisi; ’Kartal Bakışlı Hocam’ öyküsünde var olur. Her okur- yazarın bir öğretmen hikayesi mutlaka vardır. Bunu da atlamaz yazar İğdeli.

     Sosyal Medya (Facebook- fecaat), sanal alem, inanç, politik görüş- duruş, batıl inanışlar terk edilen evlatlar, ailesiz çocuklar, telefon sapıklığı, aldatılan eşler, yalnızlık, televizyonda katil peşine düşenler, karı- koca- evlat arayanlar, reytingi yükseltmek için yapılan abartmalar, devletin malı deniz diye diye yiyenler, rüşvet verip-alanlar, dayısı olup yüksek makama tırmananlardır Betül İğdeli’nin kısacık öykülerinin teması.

     Farkına varmadır ve farkına vardığının da farkında olmadır bu kısacık öykülerden oluşan kitap. “Limoni” okunmalı ve okutulmalı, gözler, zihinler hep açık tutulsun diye reçete gibi ceplerde bulundurulmalıdır diye düşünüyorum.

 

       2 Mayıs 2024

*Limoni, Betül İğdeli, Kanguru Yayınları, Ankara, 2014

 

                                                                                           

Sayfa : 4