”Yazı,evrene iz…”

EYLÜL-EKİM.

ETHEM BARAN DOSYASI

Ethem Baran Dosyası

KASIM-ARALIK.

NECATİ TOSUNER DOSYASI

kapak

MART-NİSAN.

Kevser Ruhi ve Göç

kapak

TEMMUZ-AĞUSTOS.

ZERRİN TAŞPINAR VE MADIMAK DOSYASI

Zerrin Taşpınar ve Madımak

TEMMUZ-AĞUSTOS.

ŞAİR YAZAR AYDIN ŞİMŞEK

Şair Yazar Aydın Şimşek Dosyası

TEMMUZ-AĞUSTOS.

EDİTÖRDEN

Yangın’ sözcüğü de Temmuz ayında bize ‘Sivas Katliamı’nı hatırlatır. 2 Temmuz 1993 tarihinde, Sivas Madımak Oteli'nde otuz üç aydın, sanatçı, yazar ve ozan ile iki otel çalışanı yakılarak öldürüldü.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

ŞAİR YAZAR AYDIN ŞİMŞEK’LE SÖYLEŞİ

  Yaşam uzadıkça yaşam öyküsünü kısaltanlardandır şair, yazar Aydın Şimşek. ​​​​​​​ 1960 yılında doğdum Çorum’da dese de dünyalıdır. Memur aile çocuğu, ülkenin farklı yerleşim yerlerinde öğrenimini sürdürür. Her daim öğrenen ve öğretenlerdendir.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

AYDIN ŞİMŞEK'İN ÖZGEÇMİŞİ

Aydın Şimşek; edebiyatın farklı türlerinde ürünler veren üretken bir şar-yazar. Bu güne kadar 9 şiir kitabı, 7 deneme-kuram kitabı, 1 Otobiyografik çalışması ve 1 romanı yayımlandı. Ayrıca yaklaşık 10 ortak kitapta yer aldı.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

SIRA DIŞI BİR YAZINEĞİTMENİ VE KURAMCI: AYDIN ŞİMŞEK

Yıllar önce, edebiyat öğrenimi gören ve edebiyatta yeni eğilimlere yoğun ilgi duyan, meraklı bir üniversite öğrencisiydim. Mart 1983’te Yazko Edebiyat dergisinde ilk eleştirel metnim yayımlanmıştı; ancak, hayatın getirdikleri ve mesleki çalışmalarımın yoğunluğu, beni yazmaktan epeyce uzaklara savurdu yıllar içinde.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

Bir sınırsızlık alanı olarak “Kopuk ve Hiç”

Tüm sanat dalları gibi edebiyat da çağın gerçeklikle kurduğu ilişki doğrultusunda yenilenir, gelişir. Yirminci yüzyılda toplumsal ve teknolojik gelişmeler günlük hayatın gerçeğini hızla etkiledi. Uçak, telefon, televizyon gibi araçlar kullanılmaya başlanınca...

TEMMUZ-AĞUSTOS.

YARATICI YAZARLIK VE DENEYSEL DÜŞÜNME 

Tanımların baskın ideoloji eliyle sığlaştırıldığı zamanlardayız. Hızın ve hırsın, rastladığı her şeyi dönüştürmesine tanıklık ediyoruz(ki ilerici bir dönüşüm değil söz konusu olan). İçi boşaltılmış kavramlarla örülüyor yenidünya düzeni.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

BEBEK PATİKLERİ 

Şair/yazar Aydın Şimşek...durmaksızın çalışan ve üreten ender insanlardan. Son yapıtı “Bebek Patikleri”, çağını okuyabilen ve zamanın ruhunu tanımlayabilen önemli bir söz atlası.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

Çoğu Nereye Niçin Gittiğini/ Bilmeden Gidiyordu…”

Kopuk ve Hiç (*)uzun bir şiir serüveninin,uzun düşünmelerin, felsefi bir yolculuğun ürünüdür.Aydın Şimşek’in ilk romanı, onun şairliğine özgü örtülü bir dile ve edebiyat araştırmacılığına uyan bir kurgusal

TEMMUZ-AĞUSTOS.

BİR ZAMAN YOLCULUĞU AYDIN ŞİMŞEK

Aydın Şimşek, 2003'ün Behçet Aysan Şiir Ödüllü

TEMMUZ-AĞUSTOS.

HEPİMİZ GİDECEĞİZ EVDEN: AYDIN ŞİMŞEK ŞİİRİNDE HAYAT VE ÖLÜM

Şiirin var oluş sürecinde onu yaratan şairin estetik, içerik, yaratıcılık konusundaki kaygıları, ilgi duyduğu akımlar, kuramlar, yönelimler, yüz yüze geldiği toplumsal-tarihsel olaylar, benliğinin oluşmasında temel teşkil eden hayat hikâyesi ve psikolojik yapısı gibi parametreler etkili olsa da...

TEMMUZ-AĞUSTOS.

AYDIN ŞİMŞEK ŞİİRİNİN İKİ DÖNEMİ

Aydın Şimşek 1960 doğumlu bir şair ilk şiirlerini 19 yaşında 1979 sonlarında yayınladığına göre şiire yeni başlayan bir genç için ne erken ne de geç bir yaş sayılmaz.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

Gül'deste

Bahçeler Dili ve Sus Payı Dünya şiirlerinden derlenmiştir.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

Kaybolmuş Bir Başyapıt / TEVFİK FİKRET ve AHLAKI

Hepimizin çok yakından tanıdığı ünlü tarihçimiz Mehmet Fuat Köprülü o zamanki adıyla Köprülüzade Mehmet Fuat, 1915 yılında kaybettiğimiz Tevfik Fikret hakkında dini konularda yayın yapan bir basılı yayında onun kişiliğine ve sanatına karşı düzeysiz bir biçimde saldıran bir manzume yayınlandığını görür.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

Sorular, Sorular, Sorular... / Bir sohbetin ardından

...Üç tanış insan, zaman içerisinde ne zaman dost olduk veya olduk mu, olamadık ise niye? Neydi bizi bir araya getiren güç ve istek? ZAMANSAL VE MEKANSAL TANIŞLIK MI?

TEMMUZ-AĞUSTOS.

     NERMİN NERMİNA

   Balkanlardayız. İçimizdeki kederi, gamı atalım, neşelenelim, bilgimiz görgümüz artsın diyerek çıktık yola. İlk günler hoştu. Belgrad göründü. Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği bölgeyi gökyüzünden izlemek yaratanın dünyaya...

TEMMUZ-AĞUSTOS.

PANCAR       

Akşamın karanlığı üstümüze çöktüğünde, Abdo’nun telaşla yaktığı lüks lâmbası bana hep masalsı gelmiştir. Evin bu mucizevi ve bir o kadar da değerli objesinin aydınlığında dinlediğim Cırt Bıyık hikâyelerinin, bu hissiyatımda mutlaka etkisi vardı.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

BIÇAK SIRTI ÖYKÜLER (cimcik öyküler)

Bir uzvun ölü belleğini diriltme çabası kadar meşakkatli bir şey görmedim. Ten yaralarından ve tin yaralarından öptüm seni; hâre-i gamzelerinden. (Tenimle, tinimle/ olanca rikkatimle…

TEMMUZ-AĞUSTOS.

  Mütedeyyin Mustafa  Bey’in İlk Aşkı, Göğ Erik Gözlüsü

Anam yine hastalandıydı, bir gün iyi olsa ertesi gün ağrılar içinde kıvranırdı. Böyle olduğu zaman beni yanına çağırırdı.   “İlk gözümün ağrısı oğul, gönlün kimi çekerse, kimi seversen sev kabulüm, evereyim. Mürüvvetini görmeden gözlerimi yummayayım...

TEMMUZ-AĞUSTOS.

NASIL DA HIZLI SÜRÜYORLARDI

Edebiyat öğretmenimiz Ömer Ağa 100 kilodan aşağı çekmeyen iri kıyım bir adamdı. Soyadı Cantekin olmasına rağmen herkes ona Ömer ağa derdi.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

DÜRMEÇ

Küçücük bir kulübe. Çatının üzerinden kuşlar geçiyor. Çatı kırmızı. Bir de uçurtma. Sarı. Gözün eriminde duruyor. Kuşların ardı sıra göğün kanatlarında dolaşmak istiyor...

TEMMUZ-AĞUSTOS.

BALIK

Kısacıktı. Boyu ancak on, on iki santim kadardı. Bir karış bile değildi. Etine dolgun, sıradan bir balık, adını bilmiyordum, hâlâ da bilmiyorum.  Minik ağzını açıp açıp kapatıyordu.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

Kaçış

Bir karaltıydı önce sahnede, sonra ışıklar bir bölümünü aydınlattı perdenin…Adı belliydi…Kaçış…

TEMMUZ-AĞUSTOS.

O GRİ KAPI

Hemşirelik Fakültesi’ni bitirmek için son stajıma başlıyordum. Tüm belgelerimi hazırlamıştım. Okulumun da yardımıyla Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde klinik staja kabul edilmiştim.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

KAN OTURAĞI

Bir Hüzzam beste dökülür, yorgun udun dudaklarından, Çuhacıhan'da, değmiş Pek Mahir'ce bir ustanın parmakları, Monturda gratı tarifsiz bir mücevher, pahası biçilemez,

TEMMUZ-AĞUSTOS.

İĞNE OYASI

iğne oyası  gibi/ ince ince/ nakışlarken ömrümü/ ipin ucu kaçtı bir kere/ hızla sökülüyor günler

TEMMUZ-AĞUSTOS.

SAAT KULESİ

...kimin silahıydı vuran/ kimin silahıylaydı vurulan/ yoksulun yoksulu vurmasıydı alnından/ maşalık öyküsüydü vuran ve vurduran

TEMMUZ-AĞUSTOS.

TUHAF YARA

...Kabuk da bağlamıyor ki/ O tuhaf yara. İnce bir zarla/ Ancak örtebilmiş kadın. Ne zaman biri dokunsa, Kanıyor…

TEMMUZ-AĞUSTOS.

YANGIN AYAZI

karanfil bastım yarama/ al karanfil acılandı/ kendi tarihi altında ezildi kent/ bin yıllık bir çınar kökünden sökülür gibi/ kılıçlar çekildi vicdanlar sustu/ ey ölümün sessiz çığlığı

MART-NİSAN.

karadullara

Tefrika edilen yapıtlar haftada bir yayınlanacaktır.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

haftalık nehir şiir tefrikası/fahişe fahiş

fiş fiş fiş... fahişe fahiş /hastabakıcılara zamanında güllabici denilirken / hemşirelere hemşir diye gülenler /erkek fahişelere fahiş mi diyecekler...

MART-NİSAN.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

ortak roman yazım deneyimine katılır mısınız?

MAYIS-HAZİRAN.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ// Serdar Koç (M. LorisLemur M.)

İlk insanların düşünce ve imgelem biçimleri bugün bize masalsı gelmektedir. Oysa onların normal günlük algılarıdır bizim masallarımız.

OCAK-ŞUBAT.

ÇOCUKSAM – GENÇSEM

Kuşakları anlamak, geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurmak şahane oluyor. Kuşakları kendi yargılarımızla değil onlara ait gerçeklerle tanımaya ne dersiniz? Genççe.

OCAK-ŞUBAT.

Z Kuşağına Yazmak İsteyenlere!

genç kuşağa, içine doğdukları alandan, dijital ortamdan edebiyata katılabilmeleri için pozitif ayrımcılıkla dergimizde özel bir yer ayırdık. Geleceğin inşasında hayal gücünün payını kabul ederek Z kuşağının hayal gücünü sergileyebilecekleri öykü, şiir, makale gibi edebi ürünlere bu bölümde yer vereceğiz.

MART-NİSAN.

Sevgili Atatürk,

Ben Bade. Yedi yaşındayım. Küçük yaşlarımdan beri seni tanıyorum. Seni çok seviyorum. Niye mi? Özgür bir çocuk olduğum için; Bir kız çocuğu olarak okula gidebildiğim için; Kendi dilimi konuşabildiğim için; Modern kıyafetler giyebildiğim

MAYIS-HAZİRAN.

Minik Kutup Ayısı BOZO

Hale Gökalpsezer'in resimlediği minik kutup ayısı bozonun masal tadında anlatısı

MAYIS-HAZİRAN.

SES VEREN Z’LİLERE EL VEREN ÖĞRETMENLER

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bu metin bir kuşağı daha iyi anlamak için yazıldı. Z Kuşağı.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

CAMDAN CAMA SOHBETLER

Cahide ekrandaydı. Haftada bazen bir, duruma göre iki kez, camdan cama ama candan cana muhabbet etmeye başlamıştık. Bu durum son iki buçuk yıldır pandeminin bir öğretisi olarak alışkanlığımız olmuştu. Konuşmalarımızın temeli; çocuklar, aile büyüklerimiz, pandemi… , sayemde okulda popi oldunuz. Ben sizin gülüşünüze tav’ken bana yargı dağıtıyosunuz. Bana hep “Bencilsin, tüketim çılgınısın, çabuk sıkılıyorsum, sanal dünyada sosyalleşiyorsun, internet olmasa ne yapacaksım?, Bla, bla, bla… diyosunuz.” Ya biraz salın beni!

Copyrights © 2019 - 2022 Assos bilişim

Bulut yazar dergisi