Fc yazardergisi

”Yazı,evrene iz…”

OCAK-ŞUBAT.

PERİHAN KARAYEL VE ÇOCUK VE GENÇLİK EDEBİYATI DOSYASI

Perihan Karayel Çocuk ve Gençlik Edebiyatı

TEMMUZ-AĞUSTOS.

ZERRİN TAŞPINAR VE MADIMAK DOSYASI

Zerrin Taşpınar ve Madımak

MART-NİSAN.

KADIN ÖZEL SAYISI

Kadın Özel Sayısı

KASIM-ARALIK.

NECATİ TOSUNER DOSYASI

kapak

KASIM-ARALIK.

NECATİ TOSUNER DOSYASI

kapak

KASIM-ARALIK.

BAŞLARKEN

Tüm zamanlarda olduğu gibi her yılın son günlerinde muhasebeler yapılır. Bu iç muhasebeler hiçbir zaman denk olmaz. Muhasebeyi yapan her zaman borçlu çıkar. Bir şeyler eksilmiştir yaşamdan. 2020 Şubat ayında dünyanın her yerinde başlayan Corona Virüs salgını bu yıl da sürmekte ve hayatını kaybeden kişi sayısı 5 milyonu geçti. Ancak bu salgın hastalık için Kovid-19 aşısını bulan Almanya’daki Türk çift Profesör Doktor Uğur Şahin ve eşi Doktor Özlem Türeci bizleri gururlandırdı.

KASIM-ARALIK.

Necati Tosuner’in Özgeçmişi

Tosuner'in ilk öyküleri Ankara'da yayımlanan gazetelerde çıktı. Papürüs, Soyut, Varlık, Ulus, Yeni Gazete, Yeni Edebiyat, Türk Dili dergileri ve gazetelerinde yayımlanan öyküleriyle tanındı.

KASIM-ARALIK.

NECATİ TOSUNER’LE SÖYLEŞİ: “ Özgürlük bir masaldır, işbu özgürlük masalına inanmakta!”

G.G: Necati Bey, ilk kitabınız Özgürlük Masalı 1965’te yayımlandı. O günden bugüne dolu dolu bir yazın öykünüz var. 24 kitap… İlk kitabınıza bugünkü gözle bakınca ne düşünüyorsunuz? Ardından gelenlerle kıyaslayınca nasıl bakıyorsunuz? N.T.: Özgürlük Masalı’nın benim yazarlığımda çok önemli bir yeri vardır. Çünkü ilk kitabımdır, ilk aşk gibidir. Unutulmaz. Yıllar geçtikçe tozlanır, incitmeden yavaşça tozu alınır, tekrar yerine konur... .

KASIM-ARALIK.

“ Kendin inanmazsa sana, bunun sonu çıkmaz!”

Ve Kendin”, Necati Tosuner’in son kitabı. Kitabı eline alan okuyucu “Sen” kelimesiyle kendine bir sesleniş algılıyor ve ister istemez iç sayfalara yöneliyor. İlk sayfada, iki yaygın anlatıcı türü tanrısal konumlu gözlemci anlatıcı(o) ...

KASIM-ARALIK.

Kasırganın Gözü

Yazar Necati Tosuner kitabına “Kasırganın Gözü” adını vermeden çok düşünmüş ve eseri okuyanlar da bu başlığı içeriğe çok uygun bulmuş olmalı. Tosuner’in bu kitabı kasırganın gözünden sarmal, parçalı anlatı biçimi diyebileceğimiz bir metindir.

KASIM-ARALIK.

“Kasırganın Gözü”yle OKUMA NOTLARI

Okur istediği kıvamda çoğaltsın. Kısa gözlemlere dayalı, 60 (altmış) sayfalık upuzun bir roman Kasırganın Gözü. Çifte damıtılmış, rakı tadında. Tümceler kısa ve vurucu. Dil şiirsel. Diline sağlık Necati Tosuner.

KASIM-ARALIK.

Şiirin Anası GÜLTEN AKIN

Bu yazımda sizlere çağdaş Türk şiirinin en etkili kadın şairlerinden birinden Gülten Akın dan söz edeceğim. 23 Ocak 1933 yılında Yozgat’da doğdu Ankara Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1955 yılında mezun oldu. 1956 yılında evlendi soyadı Cankoçak’dır . Beş çocuk büyütmüştür

KASIM-ARALIK.

KİTAPLARIN ZAMAN İÇİNDEKİ YOLCULUĞUNA GENEL BİR BAKIŞ

“Çocuk ve Edebiyat” uzun yıllar yan yana kullanılmayan iki kelimeydi. Çocuğun küçük insan olduğu, çocukluk döneminin insan yaşamında çok kısacık bir yer tuttuğu, bu nedenle çocukluk tecrübelerinin önemsiz olduğu gibi bir düşünce hakimdi. Artık bu düşünceler yapılan araştırmalardan alınan sonuçlar ile bertaraf edildi. Çocuğun, 0-5 yaş aralığında yüksek öğrenme potansiyeline sahip olduğu...

KASIM-ARALIK.

HAYDAR KOÇ KİTABI’NA SUNU

Babamızın yıllar boyu inatla sürdürdüğü günlük tutma alışkanlığı, onun belleği oldu. Böylece geçmişin ayrıntılarını unutuşa terk etmedi. Biz çocuklarının yıllar yılı sayısız kereler dinlediği köy enstitüsü anıları, bu kitabın konusu oldu. Zamanın belleğine kazındılar, kayıt altındalar artık. Babamızın yıllardır defterlere yazıp biriktirdiği hikâyenin bir bölümü sonunda kitaplaştı; bir uzun ağıta dönüştü

KASIM-ARALIK.

KARTOPU

 Çocukluk yıllarımın toprak kokan yollarını, uçsuz bucaksız mavi gökyüzünü, bin bir çiçeğin kokusunu duyduğum yeşil çayırları, düşleyerek, neşeli günlerime doğru yürüyorum. Günde iki kez yumurtlayan beyaz tavuğumu, hiç unutamadım

KASIM-ARALIK.

Parasıyla değil mi?

Orta yaşlarını arkada bırakmak üzere olan çift yine sonu gelmek bilmez bir tatışma içindeydi. Adam karısından ayrılmak istiyor kadınsa bunu pek ciddiye almıyor gibiydi.

KASIM-ARALIK.

kış

semtimize o üç kişilik ergen grubu tam bu vakitlerde tebelleş olmuştu. Gecenin ilerleyen saatlerinde sokaklarımızdan bağıra bağıra geçiyorlar, daha evvel buralarda işitilmemiş küfürleri bir opera seslendiriyor edasıyla halkımızın kulaklarına dolduruyorlardı. Mahalleli tedirgindi, bense bunu gayet tabi karşılıyor, bu yaşlarda böyle yaramazlıkların olabileceğinİ

KASIM-ARALIK.

​​​​​​​KİTAPÇI

Yürüyorum. Şurada bir kitapçı vardı, hala duruyor mu diye bakacağım. Derken eski bir  tanıdık üzerime araba sürdü. Aklım çıktı

KASIM-ARALIK.

BIÇAK SIRTI ÖYKÜLER (cimcik öyküler)

DİŞ Ağartmaydı, amalgamdı, dolguydu, kanaldı, kaplamaydı, implanttı, protezdi, filan, derken…

KASIM-ARALIK.

ÇAY KOKUSU BİZİ SARARDI

sokak lambaları yanardı sen ışırdın saçların ışırdı pasoma bile bilet alamadığım aylardı bulvardan insanlar akardı ben akardım istasyona doğru kızılay sıhhiye arası bir kanat çırpımı kadardı

KASIM-ARALIK.

Kurt Kocayınca

çok yoruldum ben  sırtımda ağırlığı yılların  birikmiş kambur olmuş  binivermiş üstüme

KASIM-ARALIK.

ÇOCUKTUM UFACIKTIM

Çocuktum, ufacıktım, Ufuk kandan emanet, çalmıştı kızıllığını, Saf günlerimiz, alabildiğine çocukça,

KASIM-ARALIK.

BELKİ DE

Belki de/ Bakmışızdır bir dostun ardından / Yüzyıllar binyıllar mirası bir yüz ile/ Annemizin çıkık elmacık kemikleri/ Babamızın iri Türkmen gözleri ile/ Derinlerden bakmışızdır/ Derinlere

KASIM-ARALIK.

SIR

Ten döşeğinde uyudum/ tin urbası giyindim -I- yârim ben’im, hem gündüzüm, gecem… gün doğar yüzünün akşamında omuzların seherde ay insanın insana armağanı (aşk/       /tenin tene yoldaşlığı…

EYLÜL-EKİM.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Adsız ve atsızdılar. Ünsüzdüler. Tabi ki ünsüzdüler, adsızdılar çünkü ve ünlerini taşıyacak atları da yoktu. Adları yoktu, adlarını taşıyacak atları da. Elbette. Adı yoktu, adını taşıyacak atı da. Ünsüzlüğün tadını çıkarıyordu adsız şair.

KASIM-ARALIK.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Oturmuşuz meyhaneye, sokağın kıyısına. Yağmurlar yağıyor yitik ömrümüze ve gözyaşımıza. Gecenin çisiltisi siniyor yağmurlu duldalıklara. Yağmurlar yağıyor, gecenin yağmuru, som düşlerimize.

OCAK-ŞUBAT.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Hayat rutinden ibaret olsaydı çekilmezdi hiç. Rutine sırlanmış aykırı adacıklar olmasaydı… -Zamanın kıvrımlarına gizlenmiş boşluklar- Oysa: Bir oda, bir mutfak, bir banyo tuvalet; bakla sofa, nohut oda yeter bana. Mutsuzluğumla başım belada. Kimse anlamıyor beni. Atım topal. Yok hükmünde.

MART-NİSAN.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Şu dostluk sofrasında üzüme döner insan, üzüm rakıya… Yol uzadıkça yoldan çıkar, söz kısaldıkça yola girer… Azı karar. Az konuşur bozkır insanı. Sözü tutumlu kullanır. Yapılacak işleri vardır. Vakti değerlidir. Hora geçer.

MAYIS-HAZİRAN.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Mahcubiyeti seviyordu. Utangaç. Kızarışını yüzün… Ten güzel olsa ne olur, tin olmadıkça.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Bir devri saadettir ki şol sefahat deryalar gibi. Bir devri sefalettir ki şol sadakat köpekler gibi. Yaşamın tutsak alınmasından daha kötüdür yaşama tutsak olmak. Bütün zamanların yekpare öpüşmekten ibaret olduğu mevsim geride kalmıştı

EYLÜL-EKİM.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

-VII- Kurt’la Koç’u kardeşleyen gizem asude beyaz suda sırlanmıştır. Asude beyaz suyla yuyun onu, düşük volümle bir meyhanede…

KASIM-ARALIK.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

-Damarlarının mürekkebinden; Yeniden ve yeniden doğar şair.-

OCAK-ŞUBAT.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Dudaklarına gömülür kalır hasretim. Ömür boyu ah! Ömürler boyu. Zamana boyun eğmiş yitik vadiler, ah bir de senin vadilerin sevgilim, gövdenin vadileri, taptaze balkıyan. Pespembecik.

MART-NİSAN.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Bir şiir bazen birkaç saatte yazılır, bazen birkaç yıl sürer, bazense ömür yetmez. Aşka ömürler yetmez. Tekrar be tekrar gelmek isterim şu fani dünyaya, mecalim yetmez.

MAYIS-HAZİRAN.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Meyhanede inzivaya çekilmişti, gezgin ve münzevi. Münzeviyken gezgin, gezginken münzevi… Başka bir ülkenin tek tebaalı yurttaşı, şiir tanrısının torunu. ‘O’. Ora’dan. Ora’lı.

TEMMUZ-AĞUSTOS.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Şiir başı yapar meyhanede şair. Şiirdaşlarıyla buluşur dizeleri. Yok; yok yere umutlanmayın; bir başına. Meyhaneden bir masada…

EYLÜL-EKİM.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Şaire, esin perisinin beklenmedik armağanıdır şiir. Bütün uzay zamana yayılır, kapsar, ses verir, ses alır, ki şiir. Şair hanesi tüm sözcükleri kapsar ve ötesini…

KASIM-ARALIK.

Esrik Roman ADSIZ OZANLAR KENTİ

Şiiri yazarken öğreniyordu, sözcükler ve kavramlar ve anlamlar üzerini o kadar çok kafa yorup çalışıyordu ki, her şiir onun için ayrı bir okul oluyordu.

EYLÜL-EKİM.

VUSLAT

Güneş batmıştı. Yavaş yavaş evine yürüyordu. Bozkırın karanlık soğuğu kendini hissettiriyor, ayağının altında ezilen karların sesi kulaklarında yankılanıyordu. Dükkânı kapatmasına yakın gelen mal sahibiyle yaptığı tatsız konuşma canını sıkmıştı. Yandaki dükkanla beraber onun dükkanını da satışa çıkardığını söylemeye gelmişti adam. Kendi istekli değilmiş ama oğullarının ihtiyacı varmış. Evlat sıkıntıda olunca kabullenmiş o da. Utana sıkıla veriyordu haberi. 30 yıllık mal sahibi. Hiçbir sorun yaşamamışlardı. En sıkışık zamanında bile yardımcı olmuştu Orhan Amca’ya.

KASIM-ARALIK.

GÜZİDE BİR DİLEK

KIVILCIM METİN ……. Ev arkadaşınız cumartesi akşamı dışarıdaydı. Kapınız çalındı. Gelen arkadaşınızın babasıydı. Biraz sallanıyordu. Önceden tanıdığınız için onu düşünmeden içeri davet ettiniz. Gösterdiğiniz yere oturur oturmaz sizi hiç beklemediğiniz bir konuda ikna etmeye başladı. ……..

OCAK-ŞUBAT.

Sisler, martılar, vapurlar

Kadıköy İskelesindeydiler. Berrin Umut’un elini tutmuş, sisler arasından yavaş yavaş beliren vapur siluetine bakıyordu. Hava, kış mevsimine göre çok da soğuk sayılmazdı ama geceden çöken sis şehrin üzerine abanmış, bütün gün kalkmamıştı. Oysa Berrin, sabah sislerine alışıktı, hani öğlene doğru güneşin pırıl pırıl yüzünü göstereceğini müjdeleyen sabah sislerine.

OCAK-ŞUBAT.

KIVILCIM BİZDEN ÖYKÜSÜ SİZDEN

Genç kız bir süredir ailesiyle konuşmayı reddediyordu. Bir akşam kapandığı odasından çıkıp yemek için sofraya oturmuş herkese tek tek göz attıktan sonra sanki hiç biri orada yokmuş, tek başınaymış gibi konuşmaya başladı.

Copyrights © 2019 - 2022 Assos bilişim

Bulut yazar dergisi